
Mirasçılık Belgesinin İptali Davası ve Mirasçılık Belgesine Karşı İtiraz Yolu
Av. Hilal ŞAHAN
3 Mayıs 2025
14 dk okuma
398 kez okundu
Mirasçılık Belgesinin İptali Davaları (TMK M. 598)
Veraset ilamı veya bilinen diğer adıyla mirasçılık belgesi Türk Medeni Kanunumuzun 598. Maddesinde düzenlenmiştir. İlgili maddede mirasçılık belgesine ilişkin "Başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, sulh mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verilir. Mirasçı atamaya veya vasiyete ilişkin ölüme bağlı tasarrufa mirasçılar veya başka vasiyet alacaklıları tarafından kendilerine bildirilmesinden başlayarak bir ay içinde itiraz edilmedikçe, lehine tasarrufta bulunulan kimseye, sulh mahkemesince atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren bir belge verilir. Mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir. Ölüme bağlı tasarrufun iptaline ilişkin dava hakkı saklıdır. Şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir.
Mirasçılık belgesi miras bırakanın yasal mirasçısı oldukları tespit edilenlere başvuruları üzerine sulh hukuk mahkemelerince veya noterliklerce verilen, yasal mirasçıların mirasçılık sıfatlarını ve pay oranlarını gösteren bir belgedir. Yani bir başka deyişle miras bırakanın ölümü halinde murisin malvarlığı üzerinde hak sahibi olanları yani mirasçılık hakkına sahip olanları gösteren bir belgedir. Dolayısıyla mirasçılık belgesinde adı mirasçı olarak geçenler, kendilerine pay edilen oranda murisin mirasından pay almaya hak kazanacaklardır.
Az önce de bahsedildiği üzere TMK m. 598 uyarınca mirasçılık belgesi vermeye yetkili makamlar Sulh Hukuk Mahkemeleri ve Noterliklerdir. Belirtmekte fayda var ki, mirasçılık belgesinin alınabilmesi için tüm mirasçıların yetkili makamlara birlikte başvurmalarına gerek bulunmamaktadır. Hatta mirasçılardan her biri diğerlerinden bağımsız olarak Sulh Hukuk Mahkemelerine veya noterliklere müracaat ederek ayrı ayrı mirasçılık belgesi verilmesi talebinde bulunabilirler. Ancak yetkili makamlar tarafından düzenlenerek yasal mirasçılara verilen mirasçılık belgesinde ulaşılan sonuç birbirinden farklı olmamalıdır.
Zira herhangi bir sebeple mirasçılara verilen mirasçılık belgesinde gösterilen mirasçıların veya pay oranlarının yanlış veya eksik olması veya birbirinden farklı olması durumunda yine TMK m. 598'de öngörülen mirasçılık belgesinin iptali davası gündeme gelecektir. Bu durumda mirasçılık belgesinin iptali davası açılarak sadece hukuka ve maddi gerçeğe aykırı olarak düzenlenen mirasçılık belgesinin iptali istenebileceği gibi aynı zamanda iptali istenen mirasçılık belgesinin yerine yenisinin düzenlenmesi de talep edilebilecektir.
Mirasçılık belgesinin talep edilebilmesi her durumda mümkün olmamaktadır. Örneğin maddi veya hukuki bir hatadan kaynaklanmayan nedenlerle belgenin iptali istenemez. Örneğin; mirasçıların birbiriyle olan husumeti dolayısıyla birbirlerinin mirastan pay almalarını engellemek amacıyla veya mirasçılar ile muris arasındaki husumete dayanarak mirasçılık belgesinin iptalinin talep edilebilmesi mümkün değildir.
Mirasçılık belgesinin iptalinin istenebilmesi için şu durumların bulunması gereklidir:
• Mirasçılık belgesinde mirasçı olmayan kişilerin mirasçı olarak görünmesi
• Mirasçı olan kişilerin mirasçılık belgesinde görünmemesi
• Mirasçıların paylarının, hisselerinin eksik ya da yanlış tespit edilmiş olması gibi maddi ve hukuki nedenler olmalıdır
• Mirasçı olan kişilerin mirasçılık belgesinde görünmemesi
• Mirasçıların paylarının, hisselerinin eksik ya da yanlış tespit edilmiş olması gibi maddi ve hukuki nedenler olmalıdır
Mirasçılık Belgesinin İptali Davası Açılabilmesi Herhangi Bir Süreye Bağlı Mıdır?
TMK m. 598 hükmünden de açıkça anlaşılacağı üzere "mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir." denilmektedir. Dolayısıyla mirasçılık belgesinin iptali davası açılabilmesi için kanunda herhangi bir süre şartı öngörülmemiştir. Mirasçılık belgesinin iptali davası ile mahkemeden sadece hukuka veya maddi gerçeğe aykırı olan mirasçılık belgesinin iptali istenebileceği gibi hem söz konusu belgenin iptali hem de yeni bir mirasçılık belgesinin düzenlenmesi talep edilebilecektir.
Dolayısıyla TMK m. 598 hükmü uyarınca mirasçılık belgesinin iptali davası herhangi bir hak düşürücü süreye veya zamanaşımına da tabi değildir. Menfaati ihlal edilen herkesin her zaman bu davayı açabilmesi mümkündür. Herhangi bir süreye tabi olmasa da davanın açılacağı zaman çok önemlidir zira mahkemece mirasçılık belgesinin iptali kararı verilinceye ve karar kesinleşinceye kadar söz konusu mirasçılık belgesi geçerliliğini koruyacaktır.
Bir başka deyişle mirasçılık belgesi, üzerinde miras payları gösterilen kişilerin mirasçı olduklarına karine teşkil etmektedir. Ancak bu belge aksi ispatlanana kadar geçerli olduğundan tasarruf işlemlerine dayanak ve karine oluştursa da iyiniyetli hak iktisabının korunması gibi bir durum söz konusu olmamaktadır. Bu nedenle hukuka veya maddi gerçeğe aykırılık hali fark edildiği anda bu davanın açılması önem arz etmektedir.
Dolayısıyla mirasçılık belgesinin iptali davası miras ortaklığı devam ettiği sürece her zaman açılabilir. Buna karşın, atanmış mirasçıların talep ettiği mirasçılık belgesinin iptalinde bazı istisnai durumlar mevcuttur. Mirasçılık belgesinin atanmış mirasçı tarafından talep edilmesi halinde TMK m. 598/2 uyarınca bir aylık itiraz süresi öngörülmüştür.
Maddeye göre "Mirasçı atamaya veya vasiyete ilişkin ölüme bağlı tasarrufa mirasçılar veya başka vasiyet alacaklıları tarafından kendilerine bildirilmesinden başlayarak bir ay içinde itiraz edilmedikçe, lehine tasarrufta bulunulan kimseye, sulh mahkemesince atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren bir belge verilir."
Ancak belirtelim ki bu süre içerisinde itiraz edilmemiş olması daha sonra belgenin iptalinin talep edilemeyeceği anlamına gelmez. Fakat bu süre içerisinde atanmış mirasçının bu sıfatını açıkça kabul eden kişiler, bu andan sonra mirasçılık belgesinin bu nedenle iptalini talep edemezler. Bu kişilerin belgenin iptalini talep edebilmesi, ancak söz konusu kabul beyanında irade sakatlığı bulunduğunu ispat etmeleri durumunda mümkündür.
Mirasçılık belgesinin iptali davasında, belgenin iptalini isteyen tarafın iddiasını her türlü delil ile ispatlaması mümkündür. Ancak mirasçılık belgesinin iptalinin istenmesi nüfus kayıtlarındaki yanlışlıklardan kaynaklanıyorsa, öncelikle bu kayıtların düzeltilmesi gereklidir. Başka bir ifadeyle mirasçılık belgesinin iptali yönündeki iddiaların her türlü delille ispatlanabilecek olmasının istisnası, nüfus kayıtlarındaki yanlışlıklara dayanılması halidir. Bu durumda söz konusu kayıtlar düzeltilmeden, tanık beyanı ile mirasçılık belgesinin iptal edilmesi mümkün değildir.
Mirasçılık Belgesinin İptali Davasının Davacısı ve Davalısı Kimlerdir?
Davanın davacısı mirasçılık belgesinin hatalı olduğunu ileri süren taraf, davalısı ise tüm mirasçılardır. Dolayısıyla mirasçılık belgesinin iptalini talep edebilecek tarafın menfaati ihlal edilen herkes olabileceğini belirtelim. Hak kaybına uğrayan yasal veya atanmış mirasçılar veya mirasçı bulunmaması halinde hazine, dolayısıyla menfaati ihlal edilen herkes bu davanın davacısı olabilecektir.
Ancak husumetin tüm mirasçılara yöneltilmesi gereklidir. Burada mirasçıların zorunlu dava arkadaşlığı söz konusudur. Zira dava sonunda kurulacak olan hüküm tüm mirasçıların durumunu etkileyebilecek niteliktedir. Yine belirtmekte fayda var ki; husumetin yöneltilebileceği herhangi bir mirasçı bulunmadığı durumlarda mirasçı devlet olacağı için husumetin bu durumda doğrudan hazineye yöneltilebilmesi mümkün olacaktır.
Mirasçılık belgesinin iptalini talep etmek için her şeyden evvel husumetin doğru davalıya yöneltilmiş olması gereklidir. Mirasçılık belgesi talepleri hasımsız olarak açılmakta iken mirasçılık belgesinin iptali davasının hasımsız olarak açılabilmesine imkân yoktur. Zira bu davada çekişmeli yargıya ilişkin hükümler uygulanmaktadır. Dolayısıyla davanın, yasal veya atanmış mirasçıların tümüne karşı, bunlar ölmüş ise varsa mirasçılarına karşı, bunların hiçbirisinin bulunmaması halinde ise hazineye karşı açılmış olması gereklidir.
Bu hususta Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 28.04.2011 tarihinde vermiş olduğu bir kararda "Somut olayda, iptaline karar verilen mirasçılık belgesinde yer alan mirasçılar taraf gösterilmemiş, dolayısıyla taraf teşkili sağlanmamıştır. O halde mahkemece öncelikle iptali istenilen mirasçılık belgesinde yer alan... Usulüne uygun şekilde davaya dâhil ettirilmeli, vefat ettiği anlaşılırsa varsa tüm mirasçılarını gösterir mirasçılık belgesi taraflardan istenilerek getirtilmeli, belirlenecek mirasçıları da davaya dâhil edilmeli, bu şekilde taraf teşkili gerçekleştirildikten sonra davanın esasına girilmeli, taraflardan varsa başkaca delilleri de toplanmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece taraf teşkili sağlanmadan davanın esasının karara bağlanması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir." Şeklinde karar vererek işin esasına girilmeden evvel mahkemece taraf teşkilin sağlanıp sağlanmadığının tespitinin yapılması gerektiğini vurgulamıştır.
Mirasçılık Belgesinin İptali Davasında Görevli Ve Yetkili Mahkeme Neresidir?
Mirasçılık belgesinin iptali davaları çekişmeli dava niteliğinde olduğundan bu davalarda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu hususa Yargıtay'ın son kararlarında da yer verildiğini görmekteyiz.
Örneğin; Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 16.03.2023 tarihli bir kararında "O halde; mirasçılık belgesinin iptali davalarının hasımlı olarak açıldığı, sonucunun tarafları açısından kesin hüküm oluşturduğu dikkate alındığında çekişmeli yargı kapsamında kalan davalardan olduğu, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonra açılan mirasçılık belgesinin iptali davalarına bakmakla görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu kuşkusuzdur." Şeklinde karar vererek mirasçılık belgesinin iptali istemi ile açılan davaların asliye hukuk mahkemelerinde görüleceğini hükme bağlamıştır. (YARGITAY 7. HD. 16.3.2023 T. 2022/6608 E. 2023/1578 K.)
Dikkat edilmesi gereken nokta ise mirasçılık belgesinin talep edildiği görevli mahkeme ile mirasçılık belgesinin iptalinin talep edildiği görevli mahkemenin farklı olmasıdır. Uygulamada bu hata sık sık tekrarlanmaktadır. Belirtmekte fayda var ki mirasçılık belgesinin talep edildiği mahkeme sulh hukuk mahkemesi (veya noter) iken mirasçılık belgesinin iptalinin talep edildiği mahkeme ise asliye hukuk mahkemeleridir. Dolayısıyla bu davalarda dosya üzerinden karar verilmez, yargılama duruşmalı şekilde yapılır.
Yetkili mahkeme ise HMK m. 11 de açıkça belirtilmiştir. "Mirastan doğan davalarda yetki" başlıklı 11. maddeye göre mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davalarda ölen kişinin son yerleşim yeri mahkemesi yetkili olabileceği gibi mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemeleri de yetkilidir.
Mirasçılık Belgesine Karşı İtiraz Edilmesi (Noterlik Kanunu m. 71/C)
Noter Tarafından Düzenlenen Mirasçılık Belgesine Karşı İtiraz Yolu Nedir?
Sulh hukuk mahkemeleri tarafından veya noterler tarafından düzenlenen mirasçılık belgelerine karşı belgenin iptali istemi ile dava açılmak istenirse bu durumda görevli mahkemelerin asliye hukuk mahkemeleri olduğuna değindik. Bu duruma ek olarak bahsedilmesi gereken bir diğer düzenleme de Noterlik Kanunu m. 71/C hükmünde düzenlenen mirasçılık belgelerine itiraz edilmesine ilişkin düzenlemedir.
İlgili maddede bulunan özel hükme göre "Noterlerin verdikleri mirasçılık belgesi hakkında, menfaati ihlal edilenler tarafından sulh hukuk mahkemesine itirazda bulunulabilir. Sulh hukuk mahkemesi, itiraz üzerinde verdiği kararın bir örneğini ilgili notere ve Türkiye Noterler Birliğine bildirir." Şeklinde düzenlenmiştir.
Doktrin ve Yargıtay'a göre noterler tarafından düzenlenen mirasçılık belgelerine karşı itiraz edilmesinin niteliği, mirasçılık belgesinin iptali davası niteliğinde değerlendirilmemektedir.
Nitekim bu hususta Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 19.09.2018 tarihinde vermiş olduğu bir kararda aynen şu şekilde belirtilmiştir: "Somut olayda, davacılar vekilinin ... ... 1. Noterliği 19.03.2012 tarih 2145 yevmiye numaralı mirasçılık belgelerinin iptali yönündeki talebi çekişmeli yargıya ilişkin bir husus olmayıp, daha önce noter tarafından verilen mirasçılık belgesine itiraz niteliğindedir. Bu itibarla yerel mahkemece yukarıda belirtilen yasa hükmü gözetilerek anılan istek bakımından davanın ayrılması ve görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esasının karara bağlanması, bölge adliye mahkemesince de bu durumun dikkate alınmadan davalının istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir" şeklinde karar vererek mirasçılık belgesine karşı itirazda görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemeleri olduğuna hükmetmiştir. (Yargıtay 14. HD. 19.09.2018, E. 2017/6051, K. 2018/5827)
Dolayısıyla NK. M. 71/C uyarınca mirasçılık belgesine karşı itiraz edilmesi halinde bu itirazlar sulh hukuk mahkemelerince karara bağlanmaktadır. Mirasçılık belgelerinin iptali sonucunu doğuran her iki durumun da HMK ve NK. Bulunan hükümler gereğince farklı mahkemelerde görülüyor olmasının nedeni NK. m. 71/C hükmünün 6100 sayılı HMK'dan daha evvel yasalaşmış olmasından kaynaklanmaktadır. Zira NK m. 71/C yasalaştığında, 6100 sayılı Kanun kabul edilmiş ancak henüz yürürlüğe girmemişti.
Ancak bu durumun herhangi bir kargaşaya yol açması durumu gündeme gelmemelidir. Zira kanunların öngördüğü durumlardan biri dava niteliğinde iken diğeri itiraz niteliğindedir. İtiraz yolunun mirasçılık belgesinin iptali davası niteliğinde olduğuna ilişkin görüşün kabul edilmesi halinde belgenin iptali davası için iki farklı mahkemenin görevli olması anlamına gelir ki bu durum da görev kurallarının niteliği ile bağdaşmamaktadır. Dolayısıyla NK m. 71/C ile getirilen düzenleme mirasçılık belgesinin iptali davası niteliğinde değil, noter tarafından verilen belgenin denetimini sağlamaya yönelik özel bir itiraz yolu niteliğinde değerlendirilmektedir.
Nitekim Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları da bu yöndedir. Örneğin Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 14.05.2019 tarihli bir kararında da belirttiği şekilde "Somut olayda, davacının .... Noterliğinin 30.07.2012 tarih, 16752 yevmiye numaralı mirasçılık belgesinin iptali yönündeki talebi çekişmeli yargıya ilişkin bir husus olmayıp, daha önce noter tarafından verilen mirasçılık belgesine itiraz niteliğindedir…" (Yargıtay 14. HD. 14.05.2019, E. 2016/10103, K. 2019/4351)
Mirasçılık Belgesine Karşı İtirazda Görevli Ve Yetkili Mahkeme Neresidir?
Mirasçılık belgesinin iptali davasının veya belgeye itiraz edilmesinin arasındaki en temel fark iptali istenen belgeye ilişkin mahkemelerce yapılacak inceleme noktasında toplanmaktadır. Buna göre itiraz yolunda sulh hukuk mahkemesi sadece noterin mirasçılık belgesi verilmesi işine ilişkin yetkisinin sınırlarını aşıp aşmadığını denetleyecek, belgenin esasına ilişkin uyuşmazlıkları incelemeyecektir. Buna karşın belgenin esasına ilişkin olarak mirasçıların sıfatları veya belgede esas alınan ölüme bağlı tasarrufların geçersizliği ya da belgenin düzenlenmesine dayanak teşkil eden bilgi veya belgelerin geçerlilikleri gibi maddî hukuka ilişkin uyuşmazlıklar asliye hukuk mahkemesi tarafından mirasçılık belgesinin iptali davasında incelenmektedir.
Yargıtay içtihatlarına göre mirasçılık belgesinin noterden alınması halinde asliye hukuk mahkemesinde açılan iptal davaları bakımından asliye hukuk mahkemelerinin görevsiz olduğu yönünde kararlar verilmektedir. Örneğin Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 01.11.2016 tarihinde vermiş olduğu bir kararda "1512 Sayılı Noterlik Kanunu'nun 71/C maddesi gereğince noterlerin verdikleri mirasçılık belgesi hakkında, menfaati ihlal edilenler tarafından sulh hukuk mahkemesine itirazda bulunulabilir. Somut olayda davacının talebi çekişmeli yargıya dair bir husus olmayıp, daha önce noter tarafından verilen 13022 numaralı hatalı mirasçılık belgesinin iptali ile sonradan alınan... Yevmiye numaralı belgenin tesciline ilişkindir. Bu durumda, uyuşmazlığın sulh hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." (Yargıtay. 14. HD. 01.11.2016, E. 2016/8481, K. 2016/9883)
Dolayısıyla Yargıtay kararlarına göre noterler tarafından verilen mirasçılık belgelerine karşı başvurulabilecek tek yolun NK m. 71/C'de yer alan itiraz yolu olduğu yönünde kararlar vermektedir. Yargıtay tarafından kabul edilen bu görüşün aksine görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan ve ancak kanunla düzenlenebildiğinden mirasçılık belgesi noterden alınsa bile asliye hukuk mahkemelerinde belgeye ilişkin iptal davası açılamayacağına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle noter tarafından verilen belgeler yönünden da asliye hukuk mahkemesinde iptal davası açılabileceği kabul edilmelidir.
Mirasçılık belgesinin iptali davasında görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi iken itiraz yolunda görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olması nedeniyle Yargıtay, mahkeme tarafından verilen mirasçılık belgesi ile noter tarafından verilen belgenin çelişkili olması durumunda iki belgenin aynı mahkeme tarafından iptal edilemeyeceğini belirtmektedir. Nitekim yukarıda da değinilen Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 19.09.2018 tarihli kararında "… Somut olayda, davacılar vekilinin... ... 1. Noterliği 19.03.2012 tarih 2145 yevmiye numaralı mirasçılık belgelerinin iptali yönündeki talebi çekişmeli yargıya dair bir husus olmayıp, daha önce noter tarafından verilen mirasçılık belgesine itiraza ilişkindir. Bu itibarla yerel mahkemece yukarda belirtilen yasa hükmü gözetilerek anılan istek bakımından davanın ayrılması ve görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esasının karara bağlanması, bölge adliye mahkemesince de bu durumun dikkate alınmadan davalının istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir" şeklinde karar vermiştir. Dolayısıyla Yargıtay'a göre mirasçılık belgesinin iptali için asliye hukuk mahkemesine başvurulduysa mahkeme tarafından davaların ayrılması ve noter tarafından verilen belge bakımından görevsizlik kararı verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
Ancak burada yapılması gereken ayrım belgenin salt nereden alındığına göre değişmemeli, belgeye yapılan itirazın içeriğine göre görevli mahkeme belirlenmelidir. Eğer noterden alınan belgenin içeriğine, esasına ilişkin bir uyuşmazlık söz konusuysa asliye hukuk mahkemesi ilgili uyuşmazlık bakımından görevli olacaktır. Zira bu başvuru niteliği itibariyle artık bir iptal davasıdır. Ancak belgeye ilişkin itirazlar NK m. 71/C hükmü kapsamında noterin belgeyi düzenleme yetkisine ilişkinse sulh hukuk mahkemesi görevli olacaktır. Görev konusunda mirasçılık belgesinin iptali davasından farklı olarak bahsedilen hususular bulunmasına rağmen yetki konusunda iptal davasından farklı bir durum mevcut değildir.
Mirasçılık Belgesine Karşı İtiraz Edilmesinde Herhangi Bir Süre Şartı Var Mıdır?
Mirasçılık belgesinin iptali davasında olduğu gibi noter tarafından verilen belgeye karşı itiraz yoluna başvurmak için de herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre sınırlaması bulunmamaktadır. Bu doğrultuda miras ortaklığı devam ettiği sürece mirasçılık belgesine karşı itiraz yoluna başvurulması mümkündür. Ayrıca bu davanın davacısı ve davalısı yönünden de iptal davasında uygulanan kurallar aynen geçerlidir.
Mirasçılık Belgesine Karşı İtirazda Yargılama Usulü Nasıldır?
Mirasçılık belgesine karşı itiraz yolunda basit yargılama usulü uygulanmaktadır. Ancak bunun yanı sıra belirtilmesi gereken nokta Noterlik Kanunu ve ilgili yönetmelikte uyarınca sulh hukuk mahkemesi itiraz üzerine verdiği kararın bir örneğini ilgili notere ve Türkiye Noterler Birliğine bildirmektedir. Mirasçılık belgesinin iptali davasından farklı olarak belgeye karşı itiraz yoluna gidilmesi halinde verilen karara karşı sadece istinaf yolu açık olup temyiz yolu kapalıdır. Nitekim HMK m. 362/I-b uyarınca sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu dava ve işler bakımından bölge adliye mahkemeleri tarafından verilen kararlara karşı temyiz yoluna gidilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla bölge adliye mahkemesinin bu kapsamda vereceği kararlar kesindir.
Mirasçılık Belgesinin İptal Edilmesinin Hüküm ve Sonuçları
İptal Davasının Veya İtiraz Talebinin Kabulü Halinde
Mirasçılık belgesinin geçersizliğine ilişkin talebin mahkeme tarafından kabul edilmesi halinde mevcut mirasçılık belgesi iptal edilir ve talep edilmesi halinde yeni bir mirasçılık belgesi düzenlenir. Düzenlenen yeni mirasçılık belgesi, iptal edilen belgeden daha kuvvetli bir etkiye sahip olmaktadır. Zira bu belge çekişmeli yargı sonucunda düzenlenmiş olduğundan kesin hükmün etkisine sahip bir ilâm niteliğinde olacaktır. Bunun sonucunda kesinleşmiş bir ilâm haline gelen mirasçılık belgesinde gösterilen kişilerin mirasçılık sıfatları kesin olarak tespit edilmiş olmaktadır.
İptal Davasının Veya İtiraz Talebinin Reddi Halinde
Mirasçılık belgesinin geçersizliğine ilişkin talebin reddedilmesi durumunda kural olarak artık taraflar belgenin doğru olmadığına yönelik herhangi bir iddia ileri süremeyeceklerdir. Ancak belirtmekte fayda vardır ki noter tarafından verilen mirasçılık belgelerine karşı başvurulan itiraz yolu sonucunda verilen itirazın reddi kararları bakımından bir istisna mevcuttur.
Daha evvel de bahsedildiği gibi itiraz yolunda sulh hukuk mahkemesi tarafından yalnızca noterin belgeyi düzenlerken gerekli prosedürlere uyup uymadığı ve noter tarafından belgenin verilemeyeceği hallerinden birisinin mevcut olup olmadığı incelendiğinden sadece incelenen bu hususlar hakkında hüküm verilir. Başka bir ifadeyle itiraz yolunda verilen hüküm, noterin belgeyi düzenleme yetkisi olup olmadığı gibi şekli hususlara ilişkin olmaktadır. Dolayısıyla itirazın reddedilmesi halinde kesin hüküm sebebiyle tekrar belgeye karşı itirazda bulunmak mümkün olmasa da itiraz yolunda yargılamanın konusunu oluşturmayan maddî hukuka ilişkin hususlar sebebiyle, belgenin iptali davasının açılmasında herhangi bir engel bulunmamaktadır.
Av. Hilal ŞAHAN
Yazar Hakkında
Av. Hilal ŞAHAN - Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan Av. Hilal ŞAHAN; gayrimenkul, kira, kat mülkiyeti, kamulaştırma, idare, aile, ceza ve icra hukuku alanlarında başarılı bir geçmişe sahiptir. Sözleşme hazırlama, müvekkil danışmanlığı, dava takibi ve hukuki araştırma konularında yetkindir. Staj ve meslek hayatında birçok duruşma, müvekkil görüşmesi, ihtarname hazırlama ve arabuluculuk görüşmesi gibi alanlarda aktif olarak görev almıştır.
Etiketler
mirasçılık belgesi iptaliveraset ilamımiras hukukuTMK 598sulh hukuk mahkemesiasliye hukuk mahkemesinoterlik kanunu 71/cmiras davasımirasçılık sıfatıyasal mirasçıatanmış mirasçımiras payıçekişmeli yargıyargıtay kararlarıkesin hükümdava arkadaşlığımirastan doğan davalaritiraz yoludöşemealtı miras avukatıantalya miras avukatı
İlgili Yayınlar
Hukuki Danışmanlık İhtiyacınız Var mı?
Bu konuda veya diğer hukuki meselelerde uzman ekibimizden danışmanlık hizmeti alabilirsiniz.


